24 Şubat 2011 Perşembe

Populasyon Genetiği

POPULASYON GENETİĞİ

A. POPULASYON GENETİĞİ

Belirli bir bölgede yaşayan aynı türün fertleri topluluğuna populasyon denir. Burada populasyonlardaki karakterlerin hangi oranlarda görüldüğünü sonraki nesillerde ne gibi değişmeler olduğunu öğrenmeye çalışacağız.

1. Genler ve Populasyonlar
Bir populasyonda bir karakterin hangi oranda bulunduğunun veya yeni oluşacak bireylerde o karakterin görülme şansının hesaplanabilmesi için bazı değerlerin önceden bilinmesi gerekir. Bunları öğrenmek için ise, populasyonda bir birey veya bir aile yerine bütün bireylerin incelenmesi gerekir.

Gen Havuzu Nedir?
Genetikçi, populasyondaki fertlerin bütün genlerinin bir havuzda toplandığını düşünür. Bu havuz erkek fertlerin ve dişi fertlerin genlerinin toplandığı iki ayrı havuzdan meydana gelmiştir. Kısaca, bir populasyonun bütün genlerine gen havuzu diyebiliriz.
Gen Frekansı : Bu büyük gen havuzunda bir genin bulunma sıklığı (% oranı) o genin frekansını belirler. Bir karakterle ilgili genlerin frekansları toplamı daima 1'e eşittir. p, baskın genin oranını; q ise çekinik genin oranını belirtirse, (p + q = 1) dir.
Aynı türe ait bile olsa farklı populasyonların gen havuzları ve gen frekansları farklıdır.
Baskın ve çekinik genlerin frekansına etki edecek kuvvetler (faktörler) olmadığı taktirde; populasyondaki her bir alelin veya genotipin % oranları dölden döle değişmeden aktarılır. p2, AA birey oranını; 2pq, Aa birey oranını q2 ise aa birey oranını gösterecek olursa, (p2 + 2pq + q2 = 1) olur.

2. Gen Oranının Değişmesi
Bir populasyondaki genlerin frekansını etkileyen kuvvetler yoksa populasyon dengededir, gen frekansları ve birey oranları sabittir. Populasyonlardaki denge uzun süre kalamaz. Gen frekanslarını etkileyen faktörler her zaman bulunabilir.

1. Mutasyonlar : Bir populasyonda her kuşakta az miktarda da olsa mutasyonlar meydana gelebilir. Bir genin aleli mutasyona uğradığı zaman, bu mutasyon yararlı ise populasyonda devam eder. Dolayısıyla gen havuzundaki frekansı da değiştirmiş olur. Ancak bir müddet sonra gen havuzu tekrar dengeli hale gelir.
Eğer gende zararlı bir mutasyon meydana gelmişse, fert öleceği için bu gen kaybolacaktır. Bu durumda da gen frekansı değişir.
a. Kromozom Sayısı Mutasyonları : Mayoz bölünmede gerçekleşen ayrılmama sonucu kromozom sayısı artar ve azalır. 2n-1, 2n+1, gibi kromozom sayısına sahip bireyler bu yolla oluşur.
b. Kromozom Yapısı (Gen) Mutasyonları : Kromozomlar üzerinde dizilmiş bazı genlerin kaybolması, koparak başka kromozoma yapışması, aynı yere ters dönüp yapışması, gibi durumlardır.
c. Nokta Mutasyonlar : Bir genin yapısındaki nükleotidlerin değişmesi, kaybolması, yerine yanlış nükleotid bağlanması gibi durumlarla ortaya çıkar.
Mutasyonlar genel olarak zararlı ve öldürücüdürler. Kalıtsal olabilmeleri için; üreme hücrelerini etkilemeli, ya da gelişmenin erken döneminde gerçekleşmelidirler.

2. Seleksiyon : Gen frekansının değişmesinde diğer bir etken de seleksiyondur. Seleksiyon çevreye uygun varyasyonlara sahip bireylerin seçilip, diğerlerinin elenmesidir. Bazı genlerin frekansı artar bazısının azalır. Örneğin hemofili hastalarının, toplumda yaşama ve çocuk sahibi olma ihtimalleri azdır. O halde hemofili geni populasyonda seleksiyona uğramaktadır. Ancak hemofili alellerinin frekansı hiç bir zaman sıfır olmaz. Çünkü, mutasyonun etkisiyle normal aleller hemofili aleline dönüşebilmektedir.

3. Migrasyon (Göçler = Gen akımı) : Bir populasyondaki belirli karakteri taşıyan fertler bazı durumlarda diğer bir populasyona göç edebilirler. Böylece bir populasyonun gen havuzundaki bir genin frekansı azalırken diğer bir populasyonun gen havuzundaki genlerin frekansında artış meydana gelebilir.

4. İzolasyon : Tabiattaki populasyonlar arasında genetik, fizyolojik, ekolojik ve davranışla ilgili çeşitli izolasyon mekanizmaları vardır. Ancak bunların arasında en önemlisi coğrafik izolasyondur. Populasyonlar coğrafik olarak ayrıldıkları zaman bulundukları çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri için, mutasyon ve seleksiyonla farklı gen havuzları oluştururlar. Uzun bir süre sonra bu populasyonlar artık birbirleriyle çiftleşemeyecek derecede farklılaşmışlardır. Bu durum yeni alt türlerin ortaya çıkmasını sağlar.

5. Aile İçi Evlenmeler : Bu tip evlenmeler, resesif genlerin bir araya gelmelerine yani homozigot hastalıklı fertlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu tip hastalıklar öldürücü ise, böyle bir evlenme resesif genin populasyondaki frekansını azaltır.

Gen Havuzlarındaki Gen Frekansı
Bir bireyin kalıtsal yapısına genotip, bir populasyonun kalıtsal yapısına da gen havuzu denir. Örneğin insanın gen havuzunda A, B, AB ve 0 kan grupları bulunmasına karşın, bir bireyde ancak bu gruplardan birisi, genlerden de en çok ikisi bulunabilir. Her gen havuzundaki genlerin frekansı, o gen havuzuna geçmişte etki eden seçme baskısına göre farklılıklar gösterir. Örneğin Ganadaki insanların gen havuzları ile, İsveç’teki insanların gen havuzlarındaki genlerin frekansı birbirinden farklıdır. Gana’da doğan bir çocuk bu ortamdaki gen havuzunun belirli bir miktarını alır; İsveç’teki de kendi gen havuzunun bir kısmını genotipinde gösterir. Bunlar ortak bir atadan gelmelerine karşın, farklı çevre koşullarının etkisi altında doğar seçme ile farklı gen frekanslarına sahip olmuşlardır. Eğer bir populasyona dışarıdan göçle gen akımı yoksa ( Bu, bir populasyona göçle yeni bireylerin gelmesi ya da bu populasyonun komşu populasyonla zaman, zaman karışmasıyla olabilir. ), mutasyon ve kromozomal değişme meydana gelmiyorsa, şansa bağlı çiftleşme ve döllenme varsa herhangi bir genin yararına ya da zararına seçme yoksa, populasyon yeterince büyükse, kural olarak gen havuzundaki genlerin frekansı sabit kalır ve bu tip populasyonlara kararlı populasyonlar denir. Doğal seçme hemen her zaman etkisini, herhangi bir şekilde göstereceği için, bir populasyonun sürekli kararlı kalmasını düşünemeyiz. Doğal olarak, seçme, belirli yönde yarar sağlayan genlerin zamanla havuzda frekansının artmasını sağlayacaktır. Bir populasyonun gen frekansını öğrenmemiz için ilk olarak homozigot çekinik özellikli bireylerin sayısını bilmemiz gerekir. Gen frekanslarının saptanması konusunda birbirinden bağımsız olarak İngiliz matematikçisi G. H. Hardy ve Alman hekimi Wilhelm Weinberg 1908 yılında bir bir formül geliştirdiler. O devirde bireyin kalıtsal özellikleri incelendiği için kimsenin dikkatini çekmedi. Daha sonra populasyon genetiği gelişince daha önce bulunmuş olan bu formül büyük bir değer taşıdı ve “ Hardy – Weinberg Kuralı “ olarak adlandırıldı.

Hardy – Weinberg Kuralı
Mendel, monohibrit ( Hetorozigot ) çaprazlamalarda çekinik genlerin homozigot halde ortaya çıkma şansının ¼ olduğunu gösterdikten sonra, bir çok kişi çekinik genlerin populasyonda gittikçe azalacağını hükmettiler. Gerçekte bu doğru değildi. Eğer bir populasyonda bu çekinik genlere karşı yada yararına bir doğal seçme yoksa her zaman frekansları sabit kalacaktır.
Örneğin mavi gözün ortaya çıkma şansının 1/4olduğunu biliyoruz. Bu durumda mavi göz, populasyondan neden tamamen kalkmamaktadır? Belki göz rengi, verilecek iyi bir örnek değildir. Çünkü gözün açık ve koyu olmasını saptayan bir çift gen vardır. Buna karşılık göz renginin tonu birçok gen tarafından ayarlanır, yani poligenik bir kalıtım söz konusudur. Eğer bir birey göz rengi rengi bakımından homozigot çekinik ise gözleri açık veya rekli olur. Çünkü melanin birikimi olmaz. Başat gen taşırsa melanin birikimi olacağı için koyu renkli olur. Her iki rengin tonu da bir dizi diğer gen gurubu tarafından kontrol edilir. Bu nedenle mavinin, elanın, siyahın vs. ‘nin birçok tonu bulunur. Biz, bunun daha kolay anlaşılmasını sağlamak için siyah ve mavi gözlü diye ikiye ayıracağız.
Örneğin, bir populasyonda A ve a genlerinin kalıtımını düşünelim. Birinci dölde durum AA, 2Aa ve aa olacaktır. Bu oranların dengeli bir populasyonda hemen her zaman aynı kaldığını gösterelim. Doğal olarak bu genotipteki bireylerin birbiriyle çiftleşme şansının aynı olduğunu varsayarız.
Varsayalım ki bir populasyonun %16’sı mavi gölüdür. Gen havuzunda bulunan A genlerinin oranını p, a genlerinin oranını da q diye gösterirsek, populasyonda a yada A geni bulunacağından p+q=1 olacaktır. Bunlardan birinin değerini bulursak diğerini çıkarmamız mümkündür. Ortamda p kadar A geni ve q kadara geni taşıyan yumurtalar, p kadar A geni, q kadar a geni taşıyan spermalarla birleşeceğinden,
Sonuç (pA + qa) (pA + qa) =p²AA +2pq Aa + q²aa olur. Örnek olarak p= olduğunda, p, A geninin frekansını verdiğinden ½’dir ve a geninin frekansına yani q’ya eşittir ya da eşitlikten değeri bulunabilir: 1-1/2=1/2; (p+q = 1). Eğer biz bir populasyondaki çekinik homozigot bireylerin sayısını bilirsek diğer bireylerin genotiplerinide saptayabiliriz. Elimizdeki populasyonda mavi gözlülerin oranı %16 olduğundan (p+q)² =p²+2pq + q² eşitliğine göre, mavi gözlülerin yani aa genotipindeki bireylerin frekansı q² dir. Matematiksel olarak hesaplamak için 0.16 şeklinde yazılır, buradan bir a geninin oranını bulmak için karekök alınır ve sonuç olara bir a geninin oranı 0.40 olarak bulunur. p+q =1 olduğu için p, yani A’ nın oranı 0.60 olarak bulunur. Bu orana göre, homozigot siyah gözlü olanların sayısı 0.60 x 0.60 = 0.36 olmalıdır. Heterezigot olanların sayısı 2pq olacağından,
2 x 0.60 x 40 = 0.48 olacaktır. Toplam olarak % 16 mavi gözlü, % homozigot siyah gözlü, %48 heterezigot siyah gözlü birey bulunur; hepsinin toplamı %100 dür. Yukarıda verilen tabloyu bu hesaplamaya uygularsak:


Bir Populasyondaki Değişik Atalardan Mavi Gözü Çocuk Meydana Gelme Olasılığı

Ataların genotipi   Mavi gözlülerin yüzdesi   Frekansın hesaplanması   Populasyonda mavi gözlülerin oran
    aa x aa                       100                          0.16x0.16x1.00                          0.0256
   Aa x aa                         50                          0.16x0.48x0.50                          0.0384
   Aa x Aa                        25                          0.48x0.48x0.25                          0.0576
   
 Toplam populasyondaki mavi gözlülerin oranı:                        0.1600



Multipli Allelde Frekans Hesaplaması

İnsanda kan gruplarını bir seri allel saptamaktadır. A, B ve 0 grubu genleri frekansını sırayla p, q ve r ile gösterirsek bağıntımız p + q + r = 1 olur. ( p + q + r )² = 1’dir.

( p + q + r ) ( p + q + r ) = 1
p² + 2pq + 2pr + q² + 2qr + r² = 1

Herhangi bir toplumda yaptığımız gözlemlerde insanların % 45’inin A, %13’ünün B, % 6’sının AB ve % 36’sının 0 grubundan olduğunu düşünelim. Buradan frekanslarını hesaplayalım.
Gözleyebildiğimiz kan grupları şu şekilde yazılabilir.

                          AA,  A0   BB,   B0   AB   00
Beklenen Frek.   p² + 2pr   q² + 2qr   2pq   r²
Gözlenen Birey   45    13    6        36

      
Populasyon genetiği ile ilgili çözümlü sorular
1.  Bir toplumda kadınların %25'i renk körü ise erkeklerin renk körü olma olasılığı nedir? (Renk körlüğü geni  x kromozomu ile taşınan çekinik bir gendir.)
   q2=%25 (birey frekansı)    q=0,5  (gen frekansı) 
   p+q=1
   p= 1-0,5
   p= 0,5
   p2=(0,5)2=0,25= %25
2.  A=0,70 a=0,30 şeklinde frekanslara sahip genleri taşıyan bireylerden çekinik geni taşıyan bireylerin oranı nedir?
    A) 0,49              B) 0,09              C) 0,42                D) 0,51              E) 1
   
    A=0,70  p=0,7
    a=0,30   q=0,3           q2=0,9
                              2pq+q2=2.0,7.0,3=0,42
                                             0,9+0,42=0,51=>%51

22 Şubat 2011 Salı

Demirkazık ve Çamardı Fotoğrafları














Fotoğraf ve Haklarımız

Fotoğraf ve haklarımızı öğrenelim.

Öyküler

NE HASTA BEKLER SABAHI
Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı... Tribünsüz,minik bir salon.... Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece. O kadar yakındılar... delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda... Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler... Kız gülümsedi. Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda... Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.... Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü. Kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba. Bir defa daha gülümsedi. Manidar... “anladım” der gibi bir gülümseyişti bu.

 
Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım dünyalar şirini kızı görmek için... Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu. Dahası... Ankara kolejinin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için... Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme, çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı... Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü...
 
O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı... Kız bu defa, iyice gülmüştü. Karşısında, sözü ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce. Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu. O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü.
 
Kaptan “tabi” dedi. “Bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız.” “mutluluk işte bu olmalı” diye düşündü delikanlı  “Mutluluk işte bu” ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı. Konser günü de hiç ama hiç unutmadı. O ne heyecandı öyle. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar. El sıkıştılar. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yan yana düştüler. İnanamıyordu delikanlı. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken “”o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya”” o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde. Ama uzatamıyordu elini işte. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesini korkuyordu ki. Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi uzandı. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu. Kızın omuzuna değil koltuğun üzerine sonra kız arkaya yaslandı. Birkaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu  genç adamın. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü.
 
Konserden çıkarken, kız şakalaştı. “Sizi her maçımızda görüyoruz, alıştık neredeyse. Yarın Adana’da maçımız var. Gözlerimiz  sizi arayacak” Hayır, aramayacaktı. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü. Cebinde onu otobüsle Adana’ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı. Gece yarısı kalkan otobüse bindi. Sabah erkenden Adana’ya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi, en son sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç filan değildi sebep tabii. İlk sette kız farkında bile değildi onun. Nereden olsun ki. İkinci sette öbür tarafa gittiler Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı. Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk, biraz da gurur vardı sanki.
 
Ankara’nın hele hele kolejde çok popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu. Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garaja gitti. Tek kelime konuşmadan. Konuşmaya gelmemişti ki. Kız “keşke orada olsaydın” demişti. O da olmuştu işte. Hepsi o. Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında. Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe. Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki. Bembeyaz bir kata yazdı o dört satırı. Öğleden sonrayı zor etti, kolejin önüne gitmek için. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. “Bu sana” diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan. Kız, Necip Fazıl”ın dört satırını okurken...
 
“Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar!...”
 
Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde kolejin önündeydi genç. Kız karşıdan geliyordu. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya. Gözlerine inanamadı genç adam. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa. Evet, çağırıyordu işte. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken. “Sana bir şeyler söylemek istiyorum” dedi kız.  O da heyecanlıydı, belli. “Bak iyi dinle. Dünkü satırlar için çok teşekkürler. Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondanda hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çok hoşlandığıma. Ve de şu anda, onu terketmem için bir sebep yok.” “O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse olmazsa, ara beni” dedi, delikanlı ikiletmeden. Ayrıldı kızın yanından bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan. Bir daha onu hiç görmeden.
 
Yıllarca sonra Levent’in söyleyeceği şarkıda ki Sezen’in sözlerini o o zaman biliyordu sanki. Aşk onurlu olmalıydı. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi. Hastanın sabahı, şeytanın günahı beklediği gibi bekledi. Heyecanlı bekledi. Hırsla arzuyla bekledi. Umutla umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi. Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu. İki dörtlüktü şiir. İlki kıza verdiği. Bir ikinci dörtlük daha vardı o kadar. O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı. Cebine koydu. Bekleyiş sürüyor, sürüyordu. Okullar kapandı, açıldı. Aylar, aylar geçti.
 
Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü. “Günlerdir seni arıyorum”dedi. “Günlerdir seni arıyorum. İşte sana haber. Artık hayatımda hiç kimse yok!” “Yaa” dedi delikanlı. “Yaa” dedi sadece. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı. “Yaaaa!” Cebinde artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza. “Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün” dedi... “Bu da sonu onun” Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan...
 
Kız ikinci dörtlüğü oracıkta okurken...
 
“Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!”
 
Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hala düşünüyor. O uzun, çok uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını? Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı. O  sevgilinin kendisi bile. Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti yani? Ya da. Ya da. Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, Bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp gitmişti, acaba? Delikanlı bu soruların yanıtını bugün hala bilmiyor.


BÜYÜ DÜKKANI
Uzak diyarlardan birinde bir ülkede, yemyeşil tepelerin arasında, kışın bembeyaz bir kar örtüsü ile, baharda rengarenk kır çiçekleri ile kaplanan bir vadi vardı. Ortasından küçük bir ırmağın geçtiği bu vadi "büyülü vadi" olarak anılırdı. Ona bu adı veren ise, vadideki ilginç bir dükkân ile, bu dükkânda yaşananlardı. Ünü ülkenin dört bir yanına yayılmış olan dükkânın adı "büyü dükkânı" idi.

Büyü dükkânı’nın sahibi, ak saçlı, ak sakallı bir ihtiyardı. Burası, aynı zamanda onun yaşadığı yerdi. Bu nedenle dükkânın dışarıdan görüntüsü, tıpkı bir ev gibiydi. Üç tarafında da yeşil çerçeveli pencerelerin olduğu, tamamı ahşaptan yapılmış olan bu binaya, bir verandadan giriliyordu. İçeri girer girmez, ilginç eşyalarla donanmış oldukça geniş bir oda ile karşılaşıyordunuz. Büyük bir kütüphane, üzerlerinde çok sayıda eşyanın bulunduğu raflar, masa ve konsollar, dükkânın dört bir tarafını kaplıyordu.

Ancak bu kalabalık görüntü içinde çok etkileyici bir düzen göze çarpıyordu. Bütün eşyalar, belli bir estetik içinde duruyor ve bu estetik hiçbir zaman bozulmuyordu.

Büyü dükkânını çevreleyen pencereler, içerdeyken bile günün aydınlığına ve vadinin güzelliğine hakim olmanıza izin veriyordu. Dükkânın içinde, arka taraftaki bölmeye açılan bir kapı vardı. Bu bölmede mutfak, banyo ve yatak odası bulunuyordu. Dükkâna gelen müşteriler, arka tarafa açılan kapıyı daima kapalı görürlerdi.

Her insanın yaşamında çok istediği ancak sahip olamadığı birşeyler vardır ya da sahip olup kaybettiği şeyler. Bazen de sahip olduğu ancak kurtulmak istediği şeyler. İşte bütün bunlar, o ülkede yaşayan insanların bir kısmı için, büyü dükkânına gelme nedeniydi. Bu dükkânda, isteklerinizi sınırlamak zorunda değildiniz. Müşteriler, hayal edebildikleri her şeyi isteme ve alma hakkına sahiptiler. Tabii, bedelini ödedikleri takdirde. Her yerde olduğu gibi bu dükkânda da almak istediğiniz şeyin bir bedeli vardı.

Bu bedelin ne olacağı, dükkân sahibiyle yaptığınız pazarlık sonucunda ortaya çıkardı. Ancak, büyü dükkânında yapılan pazarlıklar, günlük yaşamdakilerden biraz farklı olur ve pek çok müşteriyi şaşırtırdı.

Dükkân sahibi yaşlı adam, her sabah gün ağarırken kalkar, kendine büyük bir fincan kahve yapar ve bir insanın isteyebileceği her şeyin var olduğu dükkânıyla gurur duyarak kahvesini yudumlardı. Kahvenin ardından gelen zevkli bir kahvaltıdan sonra da pencerenin perdelerini sonuna kadar açarak, sallanan koltuğuna oturur ve içeri dolan gün ışığının yardımıyla okumaya başlardı.

Büyü dükkânında satıcı olmak bilgelik isterdi. O güne kadar dükkâna gelen hiçbir müşteriyi geri çevirmemisti dükkân sahibi. Herkes, çok istediği birşeye sahip olmak uğruna onca yolu göze alarak gelir ve mutlaka alabileceği en iyi şeyi almış olarak çıkardı. Ama genellikle aldığı şey, istediği şeydençok farklı olurdu.

Yaşlı adam ara sıra, okuduğu kitaptan başını kaldırır, yolu gören pencereye bir göz atardı. Sabah dışarı baktığında, yağan karın yolu iyice kapattığını gördü. Bu havada gelen giden olmaz diye düşünüp, hüzünlendi.

Büyü dükkânı, hemen her gün bir müşteri ağırlardı. Ancak, yılda birkaç kere de olsa kimsenin uğramadığı günler olurdu. Yaşlı adam, o günün de bunlardan biri olmasından korktu. Nedense işsizlik içini ürpertmişti. Tam o sırada uzakta bir karartı gördü. Kar beyazının kamaştırdığı gözlerini kırpıştırıp tekrar baktığında, bunun yaklaşmakta olan bir insan olduğunu anladı.

İçini bir sevinç kapladı. Gidip sobasına bir odun attı ve tam pencerenin karşısındaki sallanan koltuğa oturup, müşterisini beklemeye koyuldu.

Kış mevsiminin bu soğuk gününde epeyce üşümüş, yorgun düşmüş olmalıydı. Kapının önüne gelinceye kadar, gözlerini hiç ayırmadan izledi onu. İyice kulak kabarttı. Üç basamakla çıkılan, ahşap zeminli verandadaki ayak seslerini ve onlara eşlik eden gıcırtıyı duymaktan çok hoşlanırdı.Beklediği kişinin ayak sesleri, ikinci basamakta kesilirdi. Müşteri çalmadan, kapıyı açmamayı prensip edinmişti yaşlı adam. Çünkü, hemen herkes o kapının önünde durup, bir kez daha düşünürdü.

Kapıyı çalmaktan vazgeçip dönenler, az da olsa olmuştu. O gün de aynı şeyi yaptı. Sonunda kapı çalındı. Açtığında, karşısında soğuktan kızarmış elleriyle atkısını çıkarmaya çalışan bir erkek gördü. "İyi sabahlar, girebilir miyim?" diye sordu müşteri.

Dükkân sahibi, müşterisini içeri aldıktan sonra, ısınması için ona bir kahve ikram etti. Sessizce kahvesini içerken etrafı seyreden adam, karşısında oturan yaşlı satıcının ikna edilmesi pek güç olmayan biri olduğunu düşündü. Herhalde o da müşterisini anlar, onun haklı isteğini geri çevirmek istemezdi. Acaba büyü dükkânından çıkarken istediği gibi bir alışveriş yapmış olacak mıydı?

Bir süre söze nasıl başlayacağını bilemedi. Belki de dükkân sahibinin birşeyler söylemesi gerekirdi. Ancak karşısında sabırlı bir ifade ile müşterisinin gözlerinin içine bakarak oturan satıcının, alışverişi başlatmaya niyetli olmadığını anladı. Bu sabırlı bekleyiş, onda hem cesaret hem de yumuşak bir etki oluşturdu. Anlaşılan, başlangıç sözleri kendisinden bekleniyordu.

Sonunda, fazla düşünmeden aklından ilk geçeni söyleyiverdi;

"Ününüzü duyunca çok uzaklardan kalkıp geldim buraya. İstediğim şeyi, bir tek sizin dükkânınızda bulabileceğimi söylediler. Karşılığında ne isterseniz vermeye hazırım."

"İstediğiniz şeyin ne olduğunu öğrenebilir miyim?"

"Bakın, ben elli beş yaşındayım. Yani yolun yarısını geçeli çok oldu. Söylemeye dilim varmıyor ama yolun sonuna yaklaştım galiba. Bu gerçeğe tahammülüm yok. Ben bugüne kadar ki hayatımı geri istiyorum. Mümkün mü?"

"Elbette mümkün. Biliyorsunuz, dükkânımda her şey mevcut. Ancak tam olarak ne istediğinizi anlayabilmem için, bana geri istediğiniz hayatınızı biraz anlatabilir misiniz?"

Dükkân sahibinin sorduğu soru, müşteriyi iç dünyasına döndürmüştü. Gözünün önünden geçen sahnelerin kendi yaşamına ait olduğunu kabul etmek için kendini zorluyordu. Bütün görüntüler, bir kargaşa ve telaş içinde birbirlerine karışarak geçip gittiler ve geride yalnızca ıssız bir hüzün bıraktılar.

Hüznünün yüzüne yansımasına engel olamayan müşteri, yaşlı satıcının sorusu karşısında ancak şunları söyleyebildi;

"Geçmiş yaşamımda birçok hata yaptım. Bunlar için pişmanlık duyuyorum. Yanlış kararlar verdim, kayıplara uğradım. Zamanı hovardaca harcadım. Bir gün bir de baktım ki, hayat yanımdan geçip gidiyor. Paniğe kapıldım ve bir çare aramaya başladım. Dostlarımla konuşmayı denedim. Beni teselli edip derdimi unutturmaya çalışanlar da oldu, yardım etmeye çalışanlar da. Ama hiçbiri kâr etmedi. Kendimi çok mutsuz hissediyordum. Derken, bir gün birisi bana sizden ve büyü dükkânından söz etti. Bunu duyar duymaz sanki içimde bir ışık yandı. Büyük bir umutla hemen yollara düşüp size geldim. Kendimi çok çaresiz hissediyorum. Lütfen elli beş yılımı bana geri verin."

"Yani, siz pişmanlık duyduğunuz hayatınızı yeniden yaşamak mı istiyorsunuz?"

"Elbette hayır. Söylemek istediğim bu değil. Ben yalnızca kaybettiğim yıllarımı geri istiyorum. Eğer bir şansım daha olursa aynı hataları tekrarlamayacağım."

"Herhalde bunu çok istiyorsunuz."

"Evet, hem de her şeyimi verecek kadar."

"Peki, benim size vereceğim elli beş yılın karşılığında siz bana ne verebilirsiniz?"

"Ne isterseniz?"

"Sanki bunun için her şeyden vazgeçmeye hazır gibisiniz."

"Hiç kuşkunuz olmasın. Şu anda sahip olduğum her şeyden vazgeçebilirim. Yeter ki geride bıraktığım yıllarımı bana geri verin."

Yaşlı adam, ellerini sakallarında dolaştırırken, kendinisallanan koltuğunun devinimlerine bırakmıştı. Bir süre düşündü. Müşterisinin, sabırsızlıkla, pazarlığın bitmesini beklediğinden emindi. Büyü dükkânına gelen kişiler, genellikle bir an önce istediklerini alıp gitmek için acele ederlerdi. Bu nedenle, yaşlıadam, pazarlığın başındaki düşünce yolculuklarında yalnız kalırdı. Şu anda da, sessizliğin yalnızca kendi işine yaradığını biliyordu.

Koltuğu ile birlikte öne doğru eğilerek müşterisinin gözlerinin içine baktı ve ağır ağır konuşmaya başladı;

"Beyefendi, her ne kadar siz elli beş yıl karşılığında bana her şeyinizi vermeye hazır olsanız da, ben sizden bir tek şey isteyecegim."

"Dileyin benden ne dilerseniz."

"Belleğinizi..."

"Anlamadım?"

"Belleğinizi dedim. Elli beş yılın yaşantısını içinde barındıran belleğinizi istiyorum."

"Ah evet anladım. İlginç bir bedel. Kabul ediyorum. Tamam alın belleğimi."

"Emin misiniz?"

"Neden olmayayım? Elli beş yıl kazanacağım."

"Belleğinizi, içindeki her şeyle birlikte bu dükkânda bırakıp gideceksiniz. Elli beş yılın tek bir anını hatırlamayacaksınız, buraya neden geldiğinizi bile."

"Daha iyi ya. Her şeye yeniden başlayacağım. Zaten geçmişi hatırlamak istemiyorum ki."

"O halde, korkarım elli beş yıl sonra buraya tekrar gelirsiniz. Tabii o zaman benim yerime bir başkası size yardımcı olur."

"Hayır hayır. Emin olun ki, şu dakika belleğimi size bırakıp elli beş yılımı geri alacağım ve dükkânınızı bir daha dönmemek üzere terk edeceğim. Ve yine söz veriyorum, şu ana kadar yaptığım hataların hiçbirini tekrar etmeyeceğim."

"İsterseniz başka sözler vermeyin. Çünkü, az sonra, belleğinizle birlikte bütün hepsini burada bırakıp gideceksiniz."

Yaşlı adamın son sözleri, müşterinin duraklamasına neden olmuştu. Bu sözlerin anlamını kavrayabilmek için birkaç saniye düşünmek zorunda kaldı.

"Nasıl yani? Buradan çıktığımda hiçbir şey hatırlamayacak mıyım? Sizinle konuştuklarimızı bile, öyle mi?"

".................................."

"Yani hiçbir şeyi mi? Buraya neden geldiğimi, sizin kim olduğunuzu ve hatta..."

"Ne yazık ki!"

Yaşlı adam, şu anda pazarlığın sonuna geldiklerini hissediyordu. Karşısında oturan müşterinin yüzünde gördüğü aydınlanma, pazarlık sahnelerinin en hoşlandığı görüntüsüydü. Son sözleri müşterisinin söylemesini istediği için bir süre sessiz kaldı ve bekledi. Bu seferki sessizliğin, müşterisinin işine yaradığından emindi. Onun aydınlanan yüzünün ortasında parlayan gözbebekleri, yaşlı satıcı için, sessizliğin içinden çıkacak sesli bir coşkunun habercisi gibiydi.

Gerçekten de, konuşmaya başlayan müşterisi onu yanıltmadı;

"Sanırım ne demek istediğinizi şimdi anlıyorum. Eğer elli beş yılın bedeli bu ise, pes ediyorum. Belleğimden vazgeçemem. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir kadının, çok istediği bir tokayı, saçları karşılığında satın almasına. Çok ilginç bir insansınız. Bana, büyü dukkanından almak istediğimden çok farklı birşeyle çıkacağımı söylemişlerdi de inanmamıştım. Ben, bugüne kadar ki yaşamımı almak için gelmiştim, ancak bugünden sonraki yaşamımı alıp gidiyorum. Size teşekkür ederim."

"Birşey değil. Güzel bir pazarlıktı. Hoşçakalın." 


                                                                           ***
Büyü Dükkânı'nın satıcısı, müşterisini gözden kaybolana kadar gülümseyerek izlerken, "Geçmişi hatırlamayanlar, hatalarını bir defa daha yaşamak zorunda kalır" diye mırıldanıyordu.

                                                                                                                       YEŞİM TÜRKÖZ
                                                                     

19 Şubat 2011 Cumartesi

Nükleik Asitler

Nükleik asitler; Friedrich Miescher, 1869 yılında irinde ve sombalığında fosforca zengin, karbon, azot ve hidrojen içeren yeni bir organik bileşen olan “Çekirdek asitlerini” buldu.Biyologlar bu yeni maddenin kalıtsal şifrenin temeli olduğunu ancak 80 yıl sonra anlayabildi.
Bütün canlı hücrelerde ve virüslerde bulunan, nükleotid birimlerden oluşmuş polimerlerdir. En yaygın nükleik asitler deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA)'dır. İnsan kromozomlarını oluşturan DNA milyonlarca nükleotitten oluşur. Nükleik asitlerin başlıca işlevi genetik bilgi aktarımını sağlamaktır, ancak bazı RNA türleri insan olarak da işlev görürler.
Nükleik asitler başlıca hücre çekirdeğinde bulunmalarından dolayı keşfedildiklerinde bu şekilde adlandırılmışlardır.
Bu polimerleri oluşturan nükleotid birimlerin her biri üç bölümden oluşur:
1) Azotlu heterosiklikbir baz,
2) Beş karbonlu (pentoz) bir şeker ve
3) Bir fosfat grubu.
RNA'da bulunan şeker riboz, DNA'da ise deoksiribozdur.
DNA ve RNA içerdikleri azotlu bazlarda da farklılık gösterirler: adenin,  guanin ve sitozin her ikisinde, timin yalnızca DNA'da, urasil ise yalnızca RNA'da bulunur.
Nükleik aistlerin yapı birimleri nükleotitlerdir.
Nükleotit;  a) bir fosfat  b) beş karbonlu bir şeker (pentoz)  c) bir azotlu organik bazdan oluşan bir kimyasal bileşiktir.
Organik bazın şekerle birleşmiş haline nükleozit denir. Nükleozite bir fosfatın eklenmesiyle nükleotit oluşur.







Organik baz ile şeker arasında glikozit bağı, şeker ile fosfat arasında ester bağı bulunur.
Nükleotitler birbirine fosfodiester bağı ile bağlanır.

En yaygın nükleotitler nükleik asitlerin yapı taşlarıdır. Ayrıca koenzim A, flavin adenin dinükleotit, flavin mononükleotit, adenozin trifosfat ve nikotinamid adenin dinükleotid fosfat gibi koenzimler de nükleotittir. Koenzimlerin hücre metabolizması ve sinyal iletiminde önemli rolleri vardır.


Nükleotitlerin baz kısmı olan nükleobazlar; pürinler ve pirimidinler olarak ikiye ayrılır.
Adeninve guanin birer pürindir.
Sitozin, timin ve urasil ise birer pirimidindir.
Nükleotitlerin pentoz kısmı riboz veya deoksiriboz'dur. Şeker kısmı deoksiriboz ise nükleotidin adının başına 'deoksi' eklenir.




DNA MOLEKÜLÜNÜN YAPISI
DNA; tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir. DNA'nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir. Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak adlandırılır, ama başka DNA dizilerinin yapısal işlevleri vardır, diğerleri ise bu genetik bilginin kullanılmasının düzenlenmesine yararlar.
DNA polimeraz enzimi ile sentezlenir.
Kimyasal olarak DNA, nükleotit olarak adlandırılan basit birimlerden oluşan iki uzun polimerden oluşur. Bu polimerlerin omurgaları, ester bağları (fosfodiester) ile birbirine bağlanmış şeker ve fosfat gruplarından oluşur. Bu iki iplik birbirlerine ters yönde giderler. Her bir şeker grubuna baz olarak adlandırılan dört tip molekülden biri bağlıdır. DNA'nın omurgası boyunca bu bazların oluşturduğu dizi, genetik bilgiyi kodlar. Protein sentezi sırasında bu bilgi, genetik kod aracılığıyla okununca proteinlerin amino asit dizisini belirler. Bu süreç sırasında DNA'daki bilgi, DNA'ya benzer yapıya sahip başka bir nükleik asit olan RNA'ya kopyalanır, bu işleme transkripsiyon denir.


Hücrelerde DNA, kromozom olarak adlandırılan yapıların içinde yer alır. Hücre bölünmesinden evvel kromozomlar ikilenir, bu sırada DNA eşlenmesi gerçekleşir.
Ökaryotlarda (yani hayva, bitki, mantar ve protistalar) DNA'larını hücre çekirdeği içinde bulundururlar.       
Prokaryotlarda (yani bakteri ve arkelerde) DNA, hücre sitoplazmasında yer alır.
Kromozomlarda bulunan kromatin proteinleri (histonlar gibi) DNA'yı sıkıştırıp organize ederler. Bu sıkışık yapılar DNA ile diğer proteinler arasındaki etkileşimleri düzenleyerek DNA'nın hangi kısımlarının okunacağını kontrol ederler.


DNA, nükleotit olarak adlandırılan birimlerden oluşan bir polimerdir.
Canlılarda DNA genelde tek bir molekül değil, birbirine sıkıca sarılı bir çift molekülden oluşur. Bu iki uzun iplik sarmaşık gibi birbirine sarılarak bir çift sarmal oluşturur. Nükleotit birimler bir şeker, bir fosfat ve bir bazdan oluşurlar. Şeker ve fosfat DNA molekülünün omurgasını oluşturur, baz ise diğer sarmaldaki DNA ipliği ile etkileşir.
Birden çok nükleotidin birbirine bağlı haline polinükleotit denir.

                  

Organik bazlardan timin ile adanin arasında iki zayıf hidrojen bağı bulunur. 
Sitozin ile guanin arasında üç zayıf hidrojen bağı bulunur.

İki DNA ipliğinin bazlar aracılığı ile birbirine bağlanmasında daima adenin ile timin bazları arasında (A-T / T-A) ve guanin ile sitozin bazları arasında (G-C / C-G) eşleşme olmaktadır.



RNA MOLEKÜLÜNÜN YAPISI
Ribonükleik asit veya RNA bir nükleik asittir, nükleotitlerden oluşan bir polimerdir. Her nükleotit bir azotlu baz, bir riboz şeker ve bir fosfattan oluşur.


RNA pekçok önemli biyolojik rol oynar, bunların arasında DNA'da taşınan genetik bilginin proteine çevirisi (translasyon) ile ilişkili çeşitli süreçlerde de yer alır. Ayrıca çeşitli RNA tipleri genlerin ne derece aktif olduğunu düzenlemeye yarar.

RNA Çeşitleri
A) Mesajcı RNA (mRNA), DNA'daki bilgiyi protein sentez yeri olan ribozomlara taşır.
Sentezlenecek bir proteinin amino asit dizisine karşılık gelen kimyasal şifreyi taşıyan bir moleküldür. mRNA, bir DNA kalıptan transkripsiyon yoluyla sentezlenir ve protein sentez yeri olan ribozomlara, protein kodlayıcı bilgiyi taşır. RNA polimeraz adlı enzim ile DNA dizisindeki genlerin şifresi mRNA şeklinde oluşturulur. DNA nın her bazına RNA zincirindeki tamamlayıcı baz karşılık gelir, böylece her Adenin’e bir Urasil, her Guanin e bir sitozin nükleotidleri ve bunun tam tersi kombinasyonda dizilimler oluşturulur.

Dosya:MRNA-interaction tr.png




B) Ribozomal RNA (rRNA), ribozomun en önemli kısımlarını oluşturur. Ribozomlar, sitoplazma içine dağılmış küresel yapılardır. Proteinler ve ribozomal RNA denen özel bir RNA çeşidinden oluşurlar. Türe göre ribozomun %40 ila %60ını bu moleküller meydana getirir.




C) Taşıyıcı RNA (tRNA) ise protein sentezinde kullanılmak üzere kullanılacak aminoasitlerin taşınmasında gereklidir.




DNA İLE RNA ARASINDAKİ FARKLAR

DNA
Bulunduğu yer Çekirdek, mitokondri, kloroplast, prokaryotların sitoplazmalarında
Zincir şekli Çift zincir
Yapısındaki bazlar A, T, G, C
Yapısındaki şeker Deoksiriboz
Sentezlenmesi DNA polimeraz enzimleri sayesin de kendi kendini eşleyerek
Hücredeki sentez yeri Prokaryotlarda sitoplazmada, ökaryotlarda, çekirdek ve bazı organellerde
Görevi Genetik bilginin depolanması, ne siller arasında aktarılması ve hüc redeki metabolik faaliyetlerin yö netimi
Nükleotitlere ayrılması DNA-az enzimleri ile
Çeşidi 1 çeşit

RNA
Bulunduğu yer Sitoplazma, çekirdek ve hücre organellerinde
Zincir şekli Tek zincir
Yapısındaki bazlar A, U, G, C
Yapısındaki şeker Riboz
Sentezlenmesi RNA polimeraz enzimleri sayesinde DNA tarafından
Hücredeki sentez yeri Prokaryotlarda sitoplazmada, ökaryotlarda çekirdekte
Görevi Protein sentezi, genetik bilginin taşınması
Nükleotitlere ayrılması RNA-az enzimleri ile
Çeşidi 3 çeşit: m-RNA, t-RNA, r-RNA




NÜKLEİK ASİTLERLE İLGİLİ SORULAR
1.    Aşağıdakilerden hangisi hücrede bulunan RNA molekülleriyle ilgili doğru bir ifade değildir?
A)   DNA üzerinden sentezlenir
B)   Tek zincirlidir
C)   Bir gen tarafından kopyalanır
D)   Azotlu bazlarının birbirine oranı her zaman birdir.
E)  Protein sentezinde iş görür
2.    Nükleik asitlerin yapısına,
I.   Protein
II.   Karbonhidrat
III.   Yağ
moleküllerinden hangilerine ait bazı monomerier katılabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) l ve II       D) l ve III       E) II ve III
3.    Hücre zar yapısına,
I.   DNA
II.   Protein
III.   RNA
IV.   Karbonhidrat
moleküllerinden hangileri katılamaz?
A) l ve II   B) l ve III   C) l ve IV       D) II ve III   E) III ve IV
4.    Adenozin molekülünün yapısında,
I.   Baz
II.   Şeker
III.   Fosfat
moleküllerinden hangileri bulunur?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız       D) l ve II      E) l, II ve III
5.    DNA moleküllerindeki nükleotitlerin tam hidrolizi ile oluşan
I.   Azotlu organik baz
II.   Pentoz
III.   Fosforik asit
moleküllerinden hangilerinin tamamı ATP molekülünün yapısına katılabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III           D) l ve II   E) II ve III

6.    I.     Ribozomlarda okunma
      II.   Amino asit bağlama
     III.   Proteinlerle kompleks oluşturma
Yukarıdaki özelliklere sahip RNA çeşitleri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
               l            II             III
A)    mRNA     rRNA       tRNA
B)    rRNA       tRNA       mRNA
C)    mRNA     tRNA       rRNA
D)    tRNA       mRNA      rRNA
E)    tRNA        rRNA       mRNA
7.    ATP hidrolizinin gerçekleştiği bir hücrede,
I.   Adenin bazı
II.   Deoksiriboz
III.   Rİboz
IV.   Fosforik asit
moleküllerinden hangilerinin miktarı artar?
A) l ve II   B) II ve III      C) III ve IV          D) l, III ve IV     E) l, II, III ve IV

8
I. Glikozit bağı bulundurma
II.    Çift sarmal yapıya sahip olma
III.   Genetik bilgiyi bulundurma
V.   Purin ve pirimidin bazları bulundurma
Yukarıda verilen özelliklerden hangileri sadece DNA ya aittir?
A) l ve II   B) II ve III      C) III ve IV        D) l, H ve IV      E) l, II, III ve IV

9.
Farklı türlere ait iki canlının vücut hücrelerindeki DNA'lar ile ilgili;
1. Taşıdıkları gen sayısı aynıdır
2. Nükleotid dizilimleri farklıdır
3. Oranları birbirlerine yakındır
A+T : G+C
ifadelerinden hangileri kesinlikle doğrudur?
A) Yalnız l        B) Yalnız II       C) Yalnız II         D) l ve II   E) l, II ve III

10. Bir nükleotidin birimleri arasında bulunan l ve II numaralı bağlar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A)   Glikozit   Hidrojen
B)   Glikozit   Ester
C)   Hidrojen   Ester
D)   Ester   Glikozit
E)   Ester   Hidrojen

11.  Bir hücrede görev yapan mRNA,
I.   Riboz şekerine sahip olma
II.   Tekrar tekrar kullanılabilme
III.   Timin nükleotidi bulundurma
IV.   Ribozomla kompleks oluşturma
özelliklerinden hangilerine sahiptir?
A) l ve II   B) II ve III   C) III ve IV          D) l, II ve IV      E) l, II, III ve IV

12. Bir mRNA nm yapısına,
I.   Guanin bazı
II.   Fosforik asit
III.   Urasil bazı
IV.   Riboz şekeri
moleküllerinden hangileri en fazla sayıda katılır?
A) l ve II   B) II ve III   C) II ve IV          D) II, III ve IV    E) l, II, III ve IV

13.       l.      Ester
II.   Hidrojen
III.   Giikozid
Yukarıdaki bağ çeşitlerinden hangilerinin sürekli varlığı ve birimler arasındaki sayısı nükleik asit çeşidinin belirlenmesinde her zaman kullanılabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III         D) l ve II   E) II ve III

14. Aşağıda verilen olaylardan hangisi her zaman DNA sentezine yönelik olarak gerçekleştirilir?
A)   Pürin ve pirimidinler arasındaki hidrojen bağlarının yıkılması
B)   Ribonükleositin fosforik asitle bağlanması
C)   DNA polimerazın sentezi
D)   Deoksiriboz nükleotidlerin analizi
E)  Tamamlayıcı zincir ile kalıp zincir arasında hidrojen bağlarının kurulması

15.Nükleotid dizilimi yukarıdaki gibi değişikliğe uğrayan DNA molekülü ile ilgili olarak verilen,
I.   Tek hücrelilerde kalıtsal değişikliğe neden olur.
II.   Çok hücrelilerde her zaman kalıtsal değişikliğe neden olur.
III.   DNA’daki tüm hatalar, DNA polimeraz tarafından düzeltilebilir.
gibi açıklamalardan hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III        D) l ve II   E) II ve III


16. DNA molekülünün sentezine yönelik olarak aşağıdaki molekül çiftleri arasında kurulan kimyasal bağların hangisi oluşurken su molekülü açığa çıkmaz?
A)   Fosfat - Deoksiriboz
B)   Deoksiriboz - Adenin
C)   Fosfat - Fosfat
D)   Pürin - Primidin
E)  Timin - Deoksiriboz

17.  Fosforik asit,
I.   Deoksiriboz
II.   Fosfat
III.   Riboz
IV.   Adenin
moleküllerinden hangileri ile ester bağı oluşturabilir?
A) l ve II   B) l ve III   C) II ve IV           D) III ve IV         E) l, II, III ve IV

18.   GGSTGATTTTATTA
Zincirlerinden birinin baz dizilimi yukarıdaki gibi olan bir DNA molekülü parçasının toplam hidrojen bağı sayısı kaçtır?
A) 32   B) 24   C) 20              D) 15          E) 12

19. Bir DNA molekülünün bulundurduğu purin sayısı biliniyorsa aşağıdakilerden hangisinin sayısı bilinemez?
A) Pirimidin   B) Pentoz
C) Nukleotit   D) Gen
E) Fosfat

20.  Nükleik asitlerin yapısında en çok kaç çeşit purin bazı bulunur?
A) 2   B) 3   C) 4                    D) 5   E) 8
21.  DNA'nın yarı korunumlu eşlenebilmesi (replikasyonu) ile hücreye ait kalıtsal karakterler;
I.   Değişerek aktarılır
II.   Korunur
III.   Seçilerek aktarılır
gibi yargılardan hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III          D) l ve II   E) II ve III
22. Yapısında 70 ikili, 70 üçlü hidrojen bağı bulunduran bir DNA molekülünde guaninli nukleotitlerin/adeninli nükleotitlere oranı kaçtır?
A) 5   B) 4   C) 3               D) 2         E) 1

TEST - 2
1. Bir hücrede bulunan DNA ve RNA molekülleriyle ilgili olarak verilen,
I. Kod sayısı sabittir
II.  Antikodon sayısı sabittir
II  Pürin çeşitleri aynıdır.
V.   Pürinlerle primidinlerin sayısı aynıdır gibi
 ifadelerden hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) Yalnız III       C) l ve III D) II ve IV         E) II, III ve IV

2. Aynı türe ait çok hücreli iki canlının kalıtsal maddeleriyle ilgili olarak verilen aşağıdaki özelliklerden hangisi her zaman ortaktır?
A)   DNA’larının sentezi sırasında dört çeşit nükleotid tüketilir
B)   DNA’larında aynı sayıda nükleotid kullanılır.
C)   Nükleotidlerin dizilişleri tamamen aynıdır
D)   Birim zamanda aynı sayıda tRNA sentez emri verir.
E)   Birim zamanda aynı sayıda protein için sentez emri verir.

3. DNA molekülünün yapısını oluşturan,
I.     Azotlu organik baz
II.     Pentoz
III.    Fosforik asit           moleküllerinden hangilerinin sayı ve dizilimi türe özgü karakterlerin ortaya çıkmasını sağlar?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) l ve II             D) l ve III   E) II ve III

4. Nükleik asit sentezi yapan bir hücrede, aşağıda verilen bileşiklerden hangisi bir organik birleşiğin dönüşümüyle oluşturulamaz?
A) Riboz        B) Deoksiriboz           C) Adenin         D) Guanin         E) Fosforik asit

5. Adeninli nükleotidlerinin sayısı bilinen bir DNA molekülünün,
I.   Timin nükleotidlerin sayısı
II.   Pürinli bazların primidinli bazlara oranı
III.   Nükleotid sayısı
IV.   Adenin ve timinli nükleotidlerin birbirine oranı
gibi sayısal değerlerinden hangileri tespit edilebilir?
A) l ve II      B) l ve III          C) II ve III             D) l, II ve IV      E) l, III ve IV
6. Bir bireye ait kalıtsal bilgilerin gözlemlenebilme-si için,
I.   DNA
II.   RNA
III.   Protein
moleküllerinden hangilerinin sentezi zorunlu değildir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III          D) l ve II   E) II ve III
7.  110 nükleotidlik bir DNA molekülü üç kez eşlendiğinde ortamdan eksilecek pentoz sayısı kaçtır?
A) 770   B) 330   C) 220           D) 110   E) 55

8.
l.      Krossingover
II.    Replikasyon
III.    Mutasyon
Üreme hücrelerinde yukarıdaki olaylardan hangileri gerçekleştiğinde DNA’nın niteliğinde bir değişme olmaz?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III             D) II, III   E) III, IV

9.    GGSTGATTTTATTA
Zincirlerinden birinin baz dizilimi yukarıdaki gibi olan bir DNA molekülü parçasından sentezlenen m RNA da bulunacak riboz sayısı kaçtır?
A)14   B) 24   C) 330         D) 44   E) 54

10.  ATP’nin yapısında bulunan;
I.   Adenin
II.   Riboz
III.   Fosfat
moleküllerinden hangileri DNA ve RNA da bulunur?
A) l ve II                B) l ve III                  C) II ve III                 D) Yalnız l         E) Yalnız III

11.   l.     Nükleotidlerden oluşma
II.   Amino asit taşıma
III.   Riboz bulundurma
IV.   DNA'nın bir zincirden sentezlenme
V.   Ribozomda görev yapma
Yukarıda verilen tRNA'ya ait özelliklerden hangileri mRNA'nm da özelliğidir?
A) l ve II          B) II ve III        C) II, III, IV          D) l, III, IV ve V       E) II, III, IV ve V

12. DNA'nın bir zincirinde bulunan aşağıdaki moleküllerden hangisinin sayısı, bu zincirden üretilen tamamlayıcı zincirde de kesinlikle aynı sayıdadır?
A) Adenin         B) Timin     C) Guanin          D) Sitozin       E) Deoksiriboz

13. Yapısında 240 timinli, 140 guaninli nükleotit bulunan bir DNA molekülündeki pürin bazı sayısı kaçtır?
A)120         B)190            C) 380          D) 420           E) 680
14.  Nükleik asitlerle ilgili olarak verilen,
I.   Kalıtım materyali DNA dır.
II.   Hücrelere ait karakterler oğul döllere DNA aracılığı ile aktarılır.
III.   Kalıtsal  bilginin ortaya çıkması   RNA ve protein sentezine bağlıdır.
gibi ifadelerden hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III          D) l ve III   E) l, II ve III

15.   Normal azotlu bir DNA ağır azotlu bir ortamda bir kez eşlendikten sonra meydana gelen her bir DNA normal azotlu ortamda iki kez eşleniyor. Meydana gelen DNA'larda ağır azot taşımayanların oranı kaçtır?
A) %0   B}%15   C}%45           D)%75   E)%100

16.  DNA'nın yapısında bulunan,
I.   Adenin nükleozid
II.   Fosforik asit
III.   Pentoz
gibi moleküllerden hangileri ATPnin de yapısında bulunabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II         Z Yalnız III          D) l ve II   E) I, II, III

17. Tüm nükleotit çeşitlerinin yapısında, aşağıda verilenlerden hangisi bulunmak zorunda değildir?
A) Glikozid bağı         B) Pentoz şekeri  C) Fosfat grubu         D) Ester bağı E)     Adenin bazı

18.  Bir nükleik asitin çeşidini yapısındaki,
I.   Azotlu organik baz
II.   5C'lu şeker
III.   Fosforik asit
moleküllerinden hangileri kesinlikle belirleyemez?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III   D) l ve III   E) l, II ve III

TEST - 3
1.    Çok hücreli bir bireye ait hücrelerin farklı özelliklere sahip olması bu hücrelerde sentezlenen,
I.   DNA
II.   mRNA
III.   Protein
gibi moleküllerden hangilerinin birbirinden farklı yapıda olmaları ile açıklanabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) II ve III       D) l ve III        E) l, II ve III

2.     RNA,
I.   Mitokondri
II.   Golgi
III.   Ribozom
IV.   Kloroplast
gibi organellerden hangisinin yapısında bulunmaz?
A) Yalnız II        B) l ve II   C) II ve IV        D) III ve IV        E) l, III ve IV

3.
1.  Purin sayısı : Primidin sayısı
II.  Fosfat sayısı : Riboz sayısı
III. Primidin sayısı : Riboz sayısı
IV. Glikozit bağ sayısı : Purin sayısı
Nükleik asitlerle ilgili olarak yukarıda verilen oranlardan hangileri RNA molekülü için 1'e eşittir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) l ve II        D) II ve III   E) II ve IV
4.
l.     Protein bilgisine sahip olma
II.   Kodon dizilişine sahip olma
III.   Protein sentezinde görev yapma
IV.   Riboz bulundurma
Yukarıdakilerden hangileri tRNA ile mRNA'nın ortak özelliğidir?
A) l ve II     B) l ve III           C) III ve IV             D) l, II ve III       E) l, II, III ve IV

5.    DNA ve RNA'nın yapısına katılan,
I.   Adenin
II.   Riboz
III.   Deoksiriboz
IV.   Sitozin
gibi moleküllerden hangilerinin yapılarında eşit sayıda karbon elementi bulunur?
A) l ve II   B) l ve III   C) l ve IV         D) II ve III       E) III ve IV

6.    DNA molekülünün,
I.   Nükleotit yapılı olma
II.   Hidrolize uğrayabilirle
III.   Çift zincirli olma 
Protein molekülünün,
IV.   Ribozomun yapısına katılabilme
V.   Yüksek ısıda bozulma
gibi özelliklerinden hangileri RNA molekülünün de özelliğidir?
A) I ve IV   B) I ve V   C) III ve IV        D) I, II ve IV      E) I, II, IV ve V

7. DNA molekülünün kopyalanması sırasında aşağıdaki metabolik olaylardan hangisi en son gerçekleşir?
A) Azotlu organik bazların sentezlenmesi
B) Polinükleotitler arasında hidrojen köprülerinin kurulması
C) Nükleotidlerin sentezlenmesi
D) Deoksiribozlarm fosfat ile esterleşmesi
E) Polinükleotitler arasındaki hidrojen köprülerinin yıkılması
8.    I. Her hücrede kendini eşler.
II. Her hücrede mRNA sentezler.
III. Adenin ve guaninli nükleotidleri her zaman aynı sayıda bulunur.
DNA molekülü ile ilgili olarak verilen yukarıdaki ifadelerden hangileri doğru değildir?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) I ve II           D) I ve III          E) II ve III

9. Mutant DNA nm replikasyonuyla meydana gelen yeni DNA moleküllerinde aşağıda verilenlerden hangisi kesinlikle değişmemiştir?
A)   Nükleotit sayısı
B)   Azotlu organik baz sayısı
C)   Pentoz sayısı
D)   Fosfat sayısı
E)  Kimyasal bağ çeşitleri

10.  Yukarıdaki tabloda bazı canlılardaki farklı hücrelerde bulunan adenin ve timin bazlarının yüzde oranlan gösterilmiştir.
Bu canlılarda adenin bazı sayılarının eşit olmaması hücrelerdeki
I.   Çekirdek DNA sı
II.   RNA
III.   ATP
moleküllerinden hangilerinin yapı veya sayı farklılığına bağlı olarak açıklanabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) l ve II           D) l ve III             E) II ve III
11. 800 tane adeninli nükleotid bulunduran 5000 nükleotidli, bir DNA molekülü ile ilgili olarak verilen,
I.   1700 tane guanin nükleotid bulundurur.
II.   Nükleotidleri arasında 6700 tane hidrojen bağı vardır.
III.   Guaninli nükleotitlerin adeninli nükleotitlere oranı 3/2 dir.
gibi ifadelerden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I         B) I ve II   C) I ve III         D) II ve III        E) I, II ve III

12.  mRNA ve tRNA molekülleri,
I.   Her hücrede aynı sayıda bulunma
II.   RNA polimeraz ile sentezlenme
III.   Tekrar tekrar kullanılabilme
III.   Çok sayıda kodondan oluşma
gibi özelliklerden hangilerine ortak olarak sahiptir?
A) I ve II   B) II ve III   C) II ve IV        D) I, III ve IV     E) l, II, III ve IV

13.
 I. Radikal        II. Amino        III. Karboksil
Amino asitlerde bulunan yukarıdaki molekül gruplarından hangilerinin yapısı tüm amino asit çeşitlerinde aynıdır?
A) Yalnız II       B) I ve II   C) I ve III        D) II ve III   E) I, II ve III
14.   Yapısındaki toplam zayıf hidrojen bağı sayısı 2800 olan bir DNA molekülünde 200 adenin nükleotid bulunmaktadır.
Bu DNA molekülündeki guanin ve sitozin nükleotidlerin tamamının moleküldeki deoksiriboz şekerlerine oranı aşağıdakilerden hangisidir?
A) 1 : 2           B) 2 : 5         C) 4 : 5          D)  4 : 7         E) 5 : 8

15.   Nükleotidlerin yapısında bulunan,
- Adenin
- Guanin
- Timin
- Fosfat
gibi moleküllerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A)   Deoksiriboz şekeriyle bağ yapabilirler
B)   ikinci moleküle ester bağı ile bağlanabilirler
C)   Hidrojen bağı oluşturabilirler
D)   Fosfat molekülüyle bağ oluşturabilirler
E)  Hem riboz hem de deoksiriboz içeren nükleotidlerde bulunurlar

16.  Nükleoprotein yapıda olan,
I.   Kromozom
II.   Virüs
III.   Ribozom
gibi yapılardan hangileri deney ortamında hidrolize uğratıldığında ortamda her zaman deoksiriboz birikir?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) Yalnız III    D) I ve II   E) II ve III

17. DNA molekülünün eşlenmesi sırasında aşağıdaki molekül çiftlerinden hangileri aynı miktarda tüketilmez?
A)   Deoksiriboz - Fosfat
B)   Timin - Adenin
C)   Guanin - Sitozin
D)   Timin - Deoksiriboz
E)   Fosfat - Nükleozit

18.  A bakterisinin DNA'sı çıkarılıp, sadece bir zinciri X, Y, Z ve T bakterilerine ait DNA zincirlerinden biriyle karşılaştırıldığında nükleotid diziliş sıralarındaki benzerlikler aşağıda verildiği gibi saptanmıştır.
A-Z = %70
A-X = %2
A-Y = %20
A-T = %90
Buna göre, bu bakterilerden hangilerinde sentezlenen protein çeşitlerinin en fazla benzerlik gösterdiği söylenebilir?
A) Y ile X   B) Z ile Y   C) Z ile T        D) Z ile X   E) Y ile T
PROTEİN SENTEZİ
TEST-1
1.
I. Ribozom
II.Mitokondri
III. Kloroplast
Yukarıdaki yapılardan hangilerinde peptitleşme reaksiyonları gerçekleşir?
A) Yalnız I       B) Yalnız II       C) Yalnız III        D) I ve II       E) l, II ve III

2.Canlı hücrelerde protein sentezi yapılırken kaç çeşit RNA görev yapar?
A) 64   B) 20   C) 3          D) 2        E) 1

3. Üreme ana hücresinde,
I. Replikasyon
II.Transkripsiyon
III.Translasyon olayları gerçekleşir.
Bu olaylardan hangileri gerçekleşirken sıcaklığın artması kalıtsal değişmeye neden olabilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III        D) l ve II   E) II ve III

4. ACG antikodonunu şifreleyen DNA kodu aşağıdakilerden hangisidir?
A) GCA   B) ACG   C) TCA       D) TGC      E) GTC

5.   
l. ETS ile ATP üretimi
II.  tRNA ile mRNA arasında hidrojen bağlarının kurulması
III.DNA'dan mRNA sentezlenmesi.
Yukarıdaki olaylardan hangileri mitokondri ve kloroplast organelierinde gerçekleşebilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III       D) l ve II   E) l, II ve III

6.    l.     Ribonükteotidlerin birbirine bağlanması
II.   Amİno asitlerin kullanılması
III.   Zayıf hidrojen bağlarının kurulması
IV.   Polinükleotid zincirinin oluşması
Yukarıda verilen olaylardan hangileri transkripsiyonda RNA polimeraz tarafından gerçekleştirilir?
A) Yalnız l         B) l ve IV   C) II ve III          D) l, III ve IV     E) l, II, IH ve IV

7. Tek hücreli canlılarda protein bilgisi taşıyan genler aşağıdaki organik bileşiklerden hangisinin sentezinde görev yapmaz?
A)   Giikoprotein        B.   Lipoprotein          C) Enzim        D) Horrmon       E)Reseptör

8.   Mitokondri ve hücrede,
I.    Amino asitlerin tRNA ile birleşmesi
II.   mRNA sentezi
III.   Enzim substrat kompleksinin oluşması
IV.   Glikozlardan ATP sentezi olayları gerçekleşir.
Bu olaylardan hangileri sadece protein sentezine yönelik olarak gerçekleştirilir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) l ve II D) lII ve IV        E) l, II ve IV

9.   Amino asitlere ait,
I.   Karboksil
II.   Amino
III.   Radikal
gibi molekül gruplarından hangileri protein moleküllerinin çeşitliliğinde etkilidir?
A) Yalnız I        B) Yalnız II        C) Yalnız III                   D) I ve II   E) l ve III

10. 
I.     Ökaryotiklerde yalnız çekirdekte bulunur
II.   Prokayotiklerde sitoplazmada bulunur
III.   Bazı organellerde mRNA sentezlenmesini sağlar
IV.   Nükleotid sıralamasmdaki değişim her zaman kalıtsaldır
DNA molekülüyle ilgili olarak verilen yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) II ve III D) l, II ve III       E) l, II ve IV

11.  Bir polipeptit zincirindeki amino asitlerin sayı ve dizilimi,
I.   DNA'daki ilgili gen
II.   mRNA
III.   tRNA
IV.   rRNA
moleküllerinden hangilerinin yapısındaki nükleotitlerin sayı ve dizilimi ile belirlenir?
A) l ve II   B) l ve III   C) l ve IV            D) II ve IV         E) II, III ve IV

12.
I.     Amino asit
II.   Nükleotit
III.   ATP
IV.   Glikoz
Translasyon gerçekleşirken yukarıdaki moleküllerden hangileri monomer olarak tüketilir?
A) Yalnız l         B) l ve III   C) II ve IV               D) III ve IV         E) II, III ve IV


13.   DNA moieküllerindeki üçlü nükleotrt dizileriyle ilgili olarak verilen;
I.   Evrenseldirler
II.   Dizilişleri farklı canlılarda farklıdır
III.   Her biri aynı çeşit amino asitten sorumludur
gibi ifadelerden hangileri doğru değildir?
A) Yalnız l         B) l ve II   C) l ve III             D) II ve III   E) l, II ve III

14.  AUG kodonunun;
I.   Sentezlendiği kod
II.   Uygunluk gösterdiği antikodun
nükleotit dizilimleri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A)   AUG   UAS
B)   UAS   UAS
C)   TAS   TAS
D)   ATS    UAG
E)  TAS   UAS

15.  Hücrelerde    ribozom    organelinin    sentezi sırasında,
I.   tRNA
II.   mRNA
III.   rRNA
IV.   Protein
moleküllerinden hangilerinin miktarında azalma olabilir?
A) l ve II   B) l ve III   C) III ve IV           D) l, II ve IV      E) l, II, III ve IV

16. Bir hücrede,
I. Replikasyon
II. Translasyon
III. Transkripsiyon
olaylarından hangileri yalnız bir defa hangileri sürekli gerçekleşir?
         Bir defa             Sürekli
A)          I                  II ve III
B)         II                   I ve III
C)        III                   I ve II
D)      I ve III                      II
E)      II ve III                       I

17. Yukarıda bir tRNA molekülü şematize edilmiştir. Bu tRNA molekülünün l, II ve III nolu bölgeleriyle ilgili olarak verilen aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğru değildir?
A)    I. bölgeye amino asit bağlanır.
B)    II. bölgeye mRNA molekülü bağlanır.
C)    III. bölge antikodon bölgesidir.
D)    I. bölge belirli bir amino asite özgüdür.
E)    III. bölge belirli bir kodona uygunluk gösterir

18. Bir insana ait vücut ve üreme hücrelerinde
I.      DNA
II.     RNA
III.    Protein
gibi moleküllerden hangilerinin miktarı farklılık gösterebilir?
A) Yalnız l         B) l ve II   C) l ve III               D) II ve III   E) l, II ve III

19.   Protein molekülünün sentezinde aşağıdaki etkileşimlerden hangisi en son gerçekleşir?
A)    Kod - Antikodon
B)    Kodon - Antikodon
C)    Kod - Kodon
D)    Amino asit - amino asit
E)    Amino asit -1 RNA

20. Nükleotit dizilişi yukarıda verilen mRNA molekülünün ribozomda okunması sırasında kaç hidrojen bağı kurulur?
A) 20        B) 40              C) 10           D) 18               E) 23
TEST-2
1.    Protein sentezinde,
I.   mRNA molekülünün sentezlenmesi
II.   Amino asitler arasında peptit bağı kurulması
III.   tRNA ların ribozomdan ayrılması
IV.   mRNA'nın ribozomda okunması
olaylarının gerçekleşme sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A)    I - M - III - IV
B)    II-IV-III-I
C)    I-IV-II-III
D)    III - II -I - IV
E) IV-III-I-II

2.    Bir hücrede amino asit tRNA kompleksinin kurulabilmesi için;
I.   mRNA
II.   ATP
III.   Enzim
IV.   Ribozom
yapılarından hangileri görev yapmalıdır?
A) I ve II   B) I ve III   C) I, III ve IV       D) II, III ve IV    E) I, II, III ve IV

3.    Kloroplast içerisinde;
I.    O2 üretimi
II.   CO2 tüketim i
III.   Amino asit tüketimi
IV.   mRNA sentezi
olaylarından hangileri hem ışıklı hem karanlık ortamda gerçekleştirilebilir?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) I ve II          D) II ve III   E) III ve IV

4.
I.   tRNA    -> AUG
II.   tRNA   ->  SGU
III.   tRNA   ->  UGS
IV.   tRNA   -> UAS
Yukarıda bir mRNA molekülü ve bu molekülün kalıplık yaptığı polipeptit zincirine amino asit taşıyan dört tRNA'nın nükleotit dizilimleri verilmiştir. Bu tRNA'ların ribozoma amino asit taşıma sırası aşağıdakilerden hangisindeki gibi olmalıdır?
A)    I - II - III – IV            B) II-III-IV-l           C)  IV-III-II-l
                D) IV-l-III-II                    E) I-IV-III-II
5.   
I.     Ribozom
II.   Mitokondri
III.   Kloroplast
Yukarıdaki yapılardan hangilerine işaretlenmiş karbondioksit verildiğinde işaretlenmiş karbona sahip protein üretebilir?
A) Yalnız I         B) Yalnız II           C) Yalnız III             D) I ve III          E) I, II ve III

6.   
I.     Ribozom
II.   Mitokondri
III.   Kloroplast
IV.   Çekirdek
Yukarıdaki yapılardan hangilerinde rRNA bulunur?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) Yalnız III         D) I, II ve IV      E) I, II, III ve IV

7.
I.     Aynı sayıda kodona sahip olma
II.     Farklı sayıda nükleozid bulundurma
III.   Eşit sayıda riboz şekeri bulundurma
IV. Aynı nükleotid dizilimine sahip olma
Yukarıdakilerden hangileri aynı sayıda amino asitten oluşmuş farklı İki protein molekülünün sentezinden sorumlu m RNA'lann ortak özelliğidir?
A) Yalnız II        B) I ve II   C) I ve III         D) I, II ve III       E) II, III ve IV

8. Yukarıda özetlenen santral doğma olayının hangi basamakları prokaryot ve ökaryot hücrelerin farklı kısımlarında gerçekleşir?
A) Yalnız l        B) Yalnız II        C) Yalnız III        D) l ve II   E) l, II ve III

9. Amino asit sayısı bilinen peptit yapıdaki bir hormonun sentezlenmesi için amino asit bilgisi veren mRNA'da en çok kaç çeşit kodon bulunur?
A) 64   B) 62   C) 60           D) 20   E) 3

10. Hücrede bilgi akışı;
-   Replikasyon
-   Transkripsiyon
-   Translasyon
olayları ile sağlanır.
Bu olayların gerçekleşmesi sırasında tüketilen ortak molekül aşağıdakilerden hangisidir?
A) Deoksiriboz   B) ATP     C) Riboz       D) Fosforik asit   E) Urasil
11. 
l.    Peptit bağının kurulması
II.  t RNA ile m RNA arasında hidrojen bağlarının kurulması
III. DNA üzerinden m RNA sentezlenmesi
Protein sentezi ile ilgili yukarıdaki olaylardan hangileri ribozomda gerçekleşir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III       D) l ve II   E) l, II ve III
12. 
I.      Protein sentezinde görev alma
II.   Riboz şekerine sahip olma
III.   Zayıf Hidrojen bağı bulundurma
IV.   Üzerinde birden fazla çeşit şifre bulundurma
Tüm RNA çeşitlerinin ortak özelliği yukarıdakilerden hangileridir?
A) Yalnız II        B) l ve II   C) II ve III          D) II ve IV         E) l, II ve IV

13.  Bir hücrede bulunan protein moleküllerinin çeşitliliği, yapılarında bulunan;
I.   Amino asit sayısı
II.   Amino asit çeşidi
III. Amino asit dizilimi
özelliklerinden hangileri ile açıklanabilir?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) Yalnız III     D) I ve III   E) I, II ve III

14.   mRNA'da bulunan kodonlar sentezlenecek proteinde,
I.   Kullanılacak amino asit sayısını
II.   Kullanılacak amino asit çeşidini
III.   Kurulacak peptit bağı sayısını belirler.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) Yalnız III      D) I ve III   E) I, II ve III

15.  Gen bilgisi taşıyan m RNA, da,
I.   Başlama (AUG)
II.   Bitirme (UAG)
III.   Bitirme (UAA)
kotanlarından hangileri sentezlenecek proteindeki amino asit dizilişini belirlemez?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) Yalnız III       D) I ve II   E) I, II ve III
16.   Prokaryot hücrelerde;
I.   Glikoz sentezi
II.   Protein sentezi
III.   O2 sentezi
Ökaryot hücrelerde;
IV.   Enzim sentezi
V.   Aerob solunum      olaylarından hangileri aynı organelde gerçekleşir?
         Prokarvot hücre      Ökaryot hücre
A)              I                          IV
B)              I                           V
C)             II                         IV
D)            III                         IV
E)            III                          V

17. 
 l.     Replikasyon
III.   Transkripsiyon
III.    Translasyon
Yukarıda verilen olayların hangilerinde nükleotit, hangilerinde amino asit molekülü tüketilir?
     Amino asit tüketenler     Nükleotit tüketenler
A)   l ve II                               M ve III
B)   l ve III                              II ve III
C)   l                                       l ve III
D)   II                                     l ve II
E)   III                                    l ve II
18. Aynı türe ait canlılar senteztenen aynı çeşit proteinlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi her zaman söylenemez?
A)   Aynı çeşit gen kontrolünde sentezlenirler
B)   Sentezinde görev alan mRNA'lardaki nükleotid sırası aynıdır
C)   Aynı sayıda amino asit içerirler
D)   Aynı sayıda üretilirler
E)  Sentezlerinde görevli olan  moleküllerin nükleotid sayıları aynıdır.
19. Translasyon reaksiyonlarında kullanılan mRNA molekülü aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesini sağlayamaz?
A)   Ribozomun üst biriminde peptit bağlarının kurulmasını
B)   Sentezlenecek proteine uygun radikal gruba sahip amino asitlerin ribozoma girmesini
C)   Ribozoma giriş çıkış yapan tRNA sayısının belirlenmesini
D)   m RNA ile kompleks oluşturacak ribozom sayısının belirlenmesini
E)   Dehidrasyon sonucu oluşan su miktarının belirlenmesini
20. Çok ve tek hücreli canlıların DNA molekülü ve protein sentezleriyle ilgili olarak verilen aşağıdaki olaylardan hangisi ortak değildir?
A)   DNA replikasyonundan önce DNA polimeraz sentezlemeleri
B)   Sentezlenecek proteinlerdeki amino asit sıra ve sayısının belirlenmesi
C)   DNA'daki bütün genlerin aktif olarak protein sentezini kontrol etmesi ve kalıtsal bilgileri yeni canlılara aktarması
D)   tRNA ve mRNA sentezinin gerçekleştirmesi
E)   Ribozom sentezinin DNA tarafından kontrol edilmesi
TEST-3
1. Bir polipeptit zincirindeki peptit bağ sayısı biliniyorsa bu polipeptitin sentezi için bilgi veren mRNA molekülünün;
I. Toplam nükleotit
II. Fosfodiester bağı 
III. Pürin
IV.  Kodon
sayısı kesinlikle saptanamaz.
Yargılardan hangileri doğrudur?
A Yalnız l         B) Yalnız III       C) l ve II          D) l, II ve IV      E) l, II, III ve IV

2.
I. Ribozom
II. Mitokondri 
III. Kloroplast
Yukarıdaki yapılardan  hangilerinde santral doğmanın üç aşamasıda gerçekleşir?
A) Yalnız l        B) Yalnız II       C) Yalnız III       D) l ve III   E) II ve III

3. Ribozomda bir polipeptit üretilirken aşağıdakilerden hangisi görev yapmaz?
A) Enzim   B) Amino asit    C) tRNA    D) mRNA   E) DNA

4.
I.  Peptit bağı kurulması
II.   tRNA ile mRNA arasında zayıf hidrojen bağlarının kurulması
III.   DNA üzerinden mRNA sentezi
yukarıdaki olaylardan hangileri bakteri ribozomunda gerçekleşir?
A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) Yalnız III       D) l ve II   E) l, II ve III
5.     Bir protein molekülündeki amino asit sıralarının belirlenmesinde DNA'ya ait,
I.   Purin nükleotidlerinin sayısının
II.   Nükleotit sırasının
III.   Baz dizilişinin
IV.   Hidrojen bağ sayısının bilinmesi gerekir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
 A) Yalnız l         B) Yalnız II        C) l ve II         D) II ve III   E) III ve IV
6.    Protein sentezi sırasında hücrede,
I.   Amino asit miktarı azalır
II.   Su miktarı artar
III.   Enzim miktarı azalır
IV.   Peptit bağı sayısı azalır
İfadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) l ve II   C) II ve III          D) II ve IV         E) I, II ve IV
7.    Protein sentezinde;
I.   RNA'ların ribozoma gelmesi
II.   Polipeptidin ribozomdan ayrılması
III.   RNA'nın ribozoma tutunması
IV.   Peptitleşme
olaylarının gerçekleşme sırası aşağıdaki l erden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) l - III-II-IV   B) II-IV-l-III       C) III-l-IV-II   D) III-IV-l-II      E)IV-II-l-III

8.    Yapısında 300 T, 300 A ,150 G, 150 C nükleotid bulunduran bir DNA zincirinden, sentezlenen mRNA molekülündeki kodon ve urasil nükleotid sayısı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
     Kodon sayısı      Urasil nükleotid sayısı
A)    100                        300
B)    200                        150
C)    300                        300
D)    400                        150
E)    600                        600

9. Amino asit çeşitlerinin tümünü yapısında bulunduran bir protein molekülünün sentezinde en az kaç çeşit tRNA görev alır?
A) 18   B) 20   C) 61        D) 64   E) 68
10. Aynı çeşit protein molekülünden çok sayıda sentezlemek için,
I.   tRNA
II.   mRNA
III.   Enzim
moleküllerinden hangileri tekrar tekrar kullanılmalıdır?
A) Yalnız l        B) Yalnız II     C) Yalnız III          D) l ve III   E) l, II ve III

11.
 -Replikasyon
-   Transkripsiyon
-   Translasyon
Yukarıdaki olayların tümü;
I.    Kloroplast
II.   Golgi cismi
III.   Mitokondri
IV.   Ribozom
organellerinden hangilerinin organizasyonunda gerçekleşir?
A) Yalnız IV      B) l ve II       C) l ve III          D) II ve IV         E) l, III ve IV
12. Ökaryot canlı hücrelerde protein sentezi sırasında,
I.   t RNA'larm ribozoma girmesi
II.   Bilginin sitoplazmaya aktarılması
III.   RNA polimerazm aktifleşmesi
IV.   m RNA'nın sentezlenmesi
V.   Ribozomun mRNA ile aktifleşmesi
VI. Polipeptit zincirin ribozomdan ayrılması
olaylarının gerçekleşme sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A)   III - IV - II - V -1 - VI
B)   II - IV-l - III-V-VI
C)   IV-III-l-V-VI-II
D)   IV-II-V-l-VI-III
E)   V-II-IV-l-III-VI

13. Protein molekülünün sentezlenmesi sırasında aşağıdaki olaylardan hangisi en son gerçekleştirilir?
A)   mRNA'nın sentezi
B)   tRNA sentezi
C)   Amino asitlerin tRNA ile ester bağı yapması
D)   mRNA'nın ribozomla birleşmesi
E)   Kodon ve anti kodonlar arasında hidrojen bağlarının kurulması

14. Bir protein moleküiündeki amino asitlerin sadece çeşidi ve sırası değiştiğine göre proteinin sentezinde görev alan mutant gen ile ilgili olarak
I.   Pürin ve pirimidin bazlarının sayısı azalmıştır.
II.   Glikozid bağ sayısı değişmemiştir.
III.   Nükleotid sırası değişmiştir.
IV.  Fosfat ve deoksiriboz sayısı değişmemiştir.
gibi yargılardan hangileri doğrudur?
A) Yalnız l         B) Yalnız III       C) II ve III        D) III ve IV        E) II, III, IV

15. 2000 nükleotitii bir DNA molekülünde 400 tane guanin nükleotit bulunmaktadır. Bu DNA molekülüyle ilgili olarak verilen aşağıdaki sayısal değerlerden hangisi doğru değildir?
A) Timinli nükleotîtlerin sayısı 600'dür
B) Pürin bazları 1000 tanedir. 
C) Nükleotitler arasında 2400 tane zayıf hidrojen bağı kurulmuştur
D)  2000 adet deoksiriboz içerir
E)   Glikozit bağı sayısı hidrojen bağı sayısına eşittir.

16.    Aynı çeşit proteinle beslenen iki canlının farklı protein yapılarına sahip olmaları
I. Sahip oldukları gen
II Yapılarına aldıkları amino asit
III.   Salgıladıkları sindirim enzimleri
gibi moleküllerden hangilerinin çeşitliliğine bağlı olarak gerçekleşir?
A)Yalnız l       B)Yalnız I      C)l ve II        D) l ve III   E) II ve III

17. Protein sentezi yapan bir hücre aşağıda verilen olaylardan hangisini zorunlu olarak gerçekleştirir?
A)   Oksijenli solunum
B)   Fotosentez
C)   Kemosentez
D)   Amino asit sentezi
E)   Ribozom sentezi

18. Aşağıda verilen olaylardan hangisi DNA polimeraz tarafından gerçekleştirilemez?
A)   DNA eşlenmesinde görev almak
B)   DNA'daki fosfodiester bağlarını oluşturmak
C)   Kalıp zincir karşısına uygun pürin ve pirimidin bazlarını içeren nükleotidleri yerleştirmek
D)   Yanlış  sentezlenen  tamamlayıcı  zinciri onarmak
E)   DNA ile ilgili nükleotidleri sentezlemek

19. Bir DNA molekülündeki pürin bazı sayısının bilinmesi aşağıdakilerden hangisinin hesaplanması için yeterli değildir?
A)   Pirimidin sayısının
B)   Deoksiriboz sayısının
C)   Sentezlenecek mRNA sayısının
D)   Kod sayısının
E)   Nükleotid sayısının

20. Yapısında 400 Adenin, 200 Guanin bulunan bir DNA molekül parçası X ışınlarına tutuluyor. x ışınlarına tutulan DNA molekülünün yapısında 410 timin 190 sitozin molekülü saptanıyor. Değişime uğramış bu DNA molekülünden sen-tezlenecek proteinin yapısında bulunan aminoasitlerin,
I.   Sıra
II.   Sayı
III.   Çeşit
özelliklerinden hangileri kesin olarak değişmiştir?
A) Yalnız I         B) Yalnız II        C) I ve II            D) I ve III   E) II ve III