24 Haziran 2011 Cuma

Çakra ve Aura




Çakra ve Aura Nedir?



ÇAKRA NEDİR?

Bedenimiz üzerinde, çakra adı verilen enerji merkezleri vardır. Çakra, Sanskritçe (eski Hint dili) bir kelimedir. Birçok eski metinde ya da kutsal kitapta değişik isimlerle anlatılır. Sözlük anlamı olarak baktığımızda, “tekerlek” veya “çark” anlamındadır. Bu bize, enerjinin spiral dönüşlerini hatırlatmaktadır.
Tekerlek, hayatın döngüsel durumlarının büyük bir sembolüdür. Eski bir kelime olmasına rağmen, çakranın şu anda yeni çağın bir kelimesi olduğunun söylenmesi şaşırtıcıdır.

Çakralar, saklı enerjilerin çalışma ağının bir parçasıdır ve gözle görülmeyen enerji, bedenimiz üzerinde, çarka benzeyen delikler halindedir. Geniş ağızları olan, bedene yaklaştıkça daralan, uzun ince hunilere benzerler. Yüksek katlardan gelen enerjileri bedenimize aktarma görevi yaparlar. Bunları, bedenimize gelen enerjilere açılan küçük birer kapı gibi düşünebiliriz.

Her çakra, farklı frekanstaki bir enerjinin giriş kapısıdır. Bu enerji kanalları, insan vücudunda yaşam enerjisini dolaştırır ve enerji akışını dengeler. Ne zaman bu kapılardan birinde tıkanma oluşursa, bedenin enerji alımı güçleşir: İşte problemler böyle başlar. Çünkü, bedeni besleyen enerji akımı kısıtlanmış olur. Çakralar düzgün çalışmadığı zaman beden, sağlığını korumakta zorlanır.

Yaşam enerjisi, çakralar yolu ile bedende dolaşım sağlar. Çakralar, birçok insanda minimal düzeyde çalışmaktadır. Eğer düzenli bir enerji alışverişi olursa, bilincimiz de daha şuurlu bir seviyeye ulaşır.

Bütünü ile enerji alışverişine açık olan insan vücudunda, bu enerjilerin dönüşüme uğratıldığı noktaların sayısı hakkında çok farklı bilgiler bulunmaktadır: Bunların 150.000, 100.000, 90.000 olduğunu söyleyen eski metinlere rastlamak mümkündür. Bilinen ikincil çakralar 21 kadardır.

Vücudumuzdaki ana merkezleri kontrol eden çakraların yedi tanesi çok önemlidir. Beden üzerinde, omurga boyunca yer alırlar. Çeşitli şekillerde, büyük salgı bezleri ve sinir ağı merkezleriyle kesişirler. Reiki, çakralar ve salgı bezlerinin ortak çalışması ile beden üzerinde bir hareket kabiliyeti kazanır.

chakra-1
Birinci çakra (Kök çakra):
Kuyruk sokumu üzerindedir. Burada böbrek üstü bezleri vardır. Böbrek üstü bezleri, her iki böbrek üzerindedir ve beden sıvılarının kimyasal yapısını kontrol ederler.


chakra-2

İkinci çakra (Sakral): Göbek deliğinin altında, karın bölgesindedir. Burada yumurtalıklar, erbezleri ve prostat bezi vardır. Bu çakra hem cinsel, hem de yaratıcı enerjiyi kontrol eder.


chakra-3Üçüncü çakra (Solar pleksus–güneş sinir ağı merkezi): Mide çakrasıdır. Göğüslerin altında göbek deliğinin üzerindedir. Burada mide, karaciğer, dalak gibi organlar bulunmaktadır. Salgı bezi olarak, midenin hemen arkasında pankreas vardır. Pankreas ensülin salgılar, bu da kan şekeri düzeyinin dengelenmesinde ve karbonhidratların metabolizmasının kontrolünde önemli rol oynar.

chakra-4

Dördüncü çakra (Kalp çakrası): Göğüslerin ortasındadır. Burada timüs bezi bulunur. Timüs bezinin çalışması ile bağışıklık sistemi arasında yakın bir ilişki vardır.

chakra-5

Beşinci çakra (Boğaz çakrası): Önde gırtlak çıkıntısından başlayarak boynun arkasında, omurilik soğanının hemen altında son bulur. Burada tiroit bezi vardır.

chakra-6Altıncı çakra (Alın çakrası–üçüncü göz): Alın üzerindedir. Burada hipofiz salgı bezi vardır. Bu bezin işlevi, büyümeyi ve metabolizmayı kapsayan hormonları salgılamaktır. Bu çakra hem fiziksel, hem de spiritüel anlamda görme ile doğrudan bağlantılıdır.

chakra-7Yedinci çakra (Taç çakra): Başın üst kısmında bulunmaktadır. Burada epifiz salgı bezi vardır. İşlevi tıbbî açıdan tam olarak kanıtlanmamış olsa da büyüme ile ilgili olduğu sanılmaktadır. Melatonin salgılar.

Aura_nedirAURA NEDİR?

Canlı ve cansız her varlık, aura adı verilen bir enerji tabakasıyla çevrilidir. Kolay kavranmayan, görünmez, akışkan bir özdür. Canlıların bedeni etrafında yer alan ve uzun süreli elektrik akımları olarak alan oluşturan elektromanyetik alanlardır. Bu elektrik dalgaları, çeşitli renkler oluşturan salınımlar ve frekanslardır. Bu frekanslar çakralarla da yakından ilişkilidir.

Eterik, duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak farklı tabakalar oluştururlar. Bütün aura alanlarının kendi titreşim frekansları vardır. Hepsi kendi frekans sınırları içinde bir enerji hareketine sahiptir ve birbirinden ayrı değil, birbirleri içinde yayılırlar. Frekans alanları genişleyip yükseldikçe, farkındalığın yüksek şekillerine ulaşılır.

Kendimizi korumak için, bu enerji tabakalarını güçlendirmek mümkündür ve gereklidir. Rahatsızlıklar önce aura tabakalarında başlar ve fiziksel bedene doğru hareket eder. Aura tabakaları koruma sağladığı için, auramız zayıf olursa, alanımıza istenmeyen enerjileri toplayabilir ve enerji alanımızı daraltıp bizi hastalığa yatkın hale getirebilir.

Bu tabakalar, insanın sağlık durumunu belirleyen enerji kanallarıyla doludur. Enerji akışında meydana gelen engeller yüzünden rahatsızlıklar önce aurada başlar. Eğer tıkanıklıklar giderilmezse, bedeni etkilemeye başlar. Aura, canlının enerji olarak gerçek ifadesidir. O, insanın güçlerinin, düşüncelerinin ve duygularının toplamıdır.



Kaç bedeniniz olduğunu biliyormusunuz? Birçok sekilde tanımlanan aura genel olarak maddeyi çevreleyen enerji alanıdır. Aura Teozofi’de kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösteren elektromanyetik alana verilen addır.Metapsişikçilerin "eflüv" adını verdikleri partiküllerin ışınımıyla (radyasyon) oluşan bu alan, Teozoflara ve Kirlian Fotoğrafçılığı üzerinde çalışan araştırmacılara göre, yaşam enerjisi olarak adlandırılan bir tür enerjinin organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla oluşur. Aura, eflüv ve psişik radyasyon terimlerinin sık sık karıştırıldığı görülür. Bu üç terim arasındaki ilişki şöyle açıklanır:• Bedenden yayılan ışınıma ve bu ışınımın yayılma olayına radyasyon (psişik radyasyon) adı verilir. • Bu ışınlara ve ışınları oluşturan partiküllere eflüv adı verilir. • Bu yayılma olayının meydana geldiği medyumlarca görülebilen güç ve etki alanına ise aura adı verilir. Renkli haleler ve ışımalar tarzında kendini gösteren auranın esas olarak üç kısımdan oluştuğu kabul edilir:• Yapışık aura: Vücudu bir zarf gibi saran 0.5 cm. kalınlığında, koyu bir bölgedir. Süptil bedenin süptil ikiz denilen kısmıdır. Auranın Kirlian fotoğrafçılık tekniğiyle çekilebilen kısmıdır. • İç aura: Yapışık aurayı çevreleyen bölgedir. Kişilere göre 3 ile 8 cm. arasında değişen kalınlıktaki bir bölgedir. • Dış aura: Yüksekliği İnsan bedeninin iki misli genişliği İnsan bedeninin dört misli olup Oval, yumurta biçimindedir. • Tam dış aura: Bedenden yayılan ışınım alanının tümü; sınırsız kabul edilir.Aura görebilme yeteneğine sahip olduğu ileri sürülen medyumlar, aura renklerinin kişilerin ruhsal tekamül durumlarına, karakterlerine ve heyecan hallerine bağlı olarak değişiklik gösterdiklerini belirtirler. Aura nın varlıgı Semyon Kirliyan adlı rus deneycisinin buldugu fotograf makinesi ile ispatlanmıstır.Chakra ise sankristçede tekerlek anlamına gelir.İnsanda var olan enerji merkezlerinin her birine chakra adı verilir. İnsanda bulunan bu enerji merkezleri girdap seklinde dönen enerji alanından olustugu için onlara bu isim verilmistir.Chakralar sürekli bir devir halindedir bu dairesel devinimler enerjiyi çeker ya da iter.Eski Hint ve Cin metinlerinde sayısının 88 bin oldugu söylenen chakralar günümüzde yedi temel enerji merkezine indirgenmistir.Chakra yerlerinin endokrin sistemi bezleri üzerine denk düstügü anlasılınca batı dünyasında tıp alanında da kabul gören kavramlar olmustur. Günümüz modern tıbbının endokrin sistemi üzerinde yaptıgı çalısmaları M.O ki yıllarda dogu bilginlerinin yaptıgını ve topladıkları bilgilerle bu enerji merkezlerini açıkladıklarını söyleyebiliriz. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder